top of page

21 Ekim Terazi Yeniayı | Sîn Harfinin Sırrı ve Kalbin Dirilişi

Yâ Sîn Sûresi’nin Kalp Frekansı ile İlahi Dengeye Dönüş

Bu Yeniay, Terazi’nin son dekanında — yani adaletin ilahi terazisinin yeniden ayarlandığı yerde doğuyor.

Fakat bu kez denge, dışsal düzenle değil, içsel teslimiyetle kuruluyor. Çünkü artık kalplerin sesi, terazinin kefelerini belirliyor.

Uzun zamandır dengede kalmak için çabaladığın her alanda, aslında dengeyi dışarıda aradığını fark edebilirsin.

Bir ilişki, bir karar, bir beklenti…Hepsi bir yanıyla seni kendi merkezinden uzaklaştırdı.

Ama şimdi, bu Yeniay’da o merkez — sessizce, yeniden hatırlatılıyor.

Gök yüzü Terazi’de birleşirken, Ay ve Güneş “ben” ile “biz” arasındaki görünmez bağı onarıyor. Artık bir taraf kazanmak, diğeri kaybetmek zorunda değil. Çünkü hakiki denge, iki tarafın da kalpte aynı titreşimi duymasıyla başlar.

Bu dönemde kalbinin içinde çok net bir “evet” ya da “hayır” duyabilirsin. Ama bu cevap kelimelerden değil, enerjiden gelecek. Belki sessiz bir gece uykudan uyanacaksın ve o an fark edeceksin: “Ben artık eski ben değilim.” Çünkü Terazi Yeniayı, adaletin değil, hakikatin dengesini getiriyor.

Kalp merkezinden kurulan denge, zihnin adalet anlayışından çok farklıdır. Zihin, karşılaştırır; kalp, kapsar.

Zihin tartar; kalp birleştirir. Bu yüzden bu Yeniay’ın hediyesi, bir mahkeme kararı değil —bir enerji barışı.

Bazen “haklı olmak” değil, “huzurlu kalmak” Tanrı’nın terazisinde daha ağırdır. İşte o teraziyi gökyüzünde değil, göğsünün ortasında taşıyorsun.

Bu Yeniay’da kalbini merkeze koy. Her kararında önce nefes al, sonra hissini dinle. Çünkü denge, düşüncenin değil —kalbin ritminin doğasında saklı.

Ve belki de bu kez denge, hiçbir şeyi düzeltmek zorunda olmadan sadece var olmayı kabul etmek kadar basit olacak.



Sîn Harfinin Frekansı: “Ey İnsan!”

Her kutsal çağrının ardında bir titreşim vardır. Ve o titreşim, kelimelerle değil, nefesle duyulur.“Sîn” harfi, işte bu nefesin sırrıdır —sesin değil, ruhun titreşimiyle duyulan o ilahi yankı.

Kur’an’ın kalbi olan Yâ Sîn Sûresi, iki harfle başlar: ي س (Yâ Sîn)Ve bu iki harf, tüm insanlığa yapılan en eski davettir:

“Ey İnsan! Ey Ruh, ey Kalp!”

Buradaki “İnsan” kelimesi, bedensel bir varlığa değil, Tanrı’nın ışığını taşıyan bilince hitap eder.

Yani bu çağrı, dışarıdaki bir topluluğa değil, senin içindeki ilahi merkeze yöneliktir.

Sîn harfi, dil ucunda değil, kalpte başlar. Çıktığında nefes titreşir, göğüs boşluğu açılır. O yüzden Sîn harfi, sadece okunmaz — hissedilir. Bir sûfi, Sîn harfini kalpten çıkarmayı öğrendiğinde, Tanrı’nın “ol” sesini kendi içinde duymaya başlar.

İşte bu yüzden “Yâ Sîn” dendiğinde, aslında Tanrı insanı çağırmaz; İnsan, Tanrı’ya kendi içinden seslenir.

Sîn harfi bu karşılıklı yankıdır —Yaratan’ın sesiyle yaratılanın sesi bir olur.

Bu Yeniay zamanı, Terazi’nin dengesini kuran şey de tam olarak bu frekanstır. Dengeyi sağlayan şey, dış dünyadaki adalet değil; kalbin duyduğu Sîn sesiyle titreşen içsel uyumdur.

Bir tarafında “Yâ” vardır — yani çağrı, yön, yöneliş. Diğer tarafında “Sîn” vardır — yani ses, nefes, ruh.

İkisi birleştiğinde, insan kendi ilahi doğasını hatırlar. “Ben konuşmuyorum artık,” der bir yerinde,

“Ben sadece içimden akan sesi duyuyorum.”

Sîn harfinin enerjisi Hava Merkeziyle uyumludur, ama klasik elementteki hava gibi yüzeysel değildir;

bu, kalpten çıkan nefesin bilincidir. Senin Merkez Element Sistemi’nde bu, Hava ile Su’nun birleşim noktasına denk gelir: Ses ve Duygu birleştiğinde Bilgelik doğar.

Yani bu harf, kalbin sesidir. O yüzden Sîn harfi, bir bilgiyi değil — bir hatırlayışı taşır.

Kalbinde huzur bulamadığın her an, aslında bu frekansı duymadığın bir andır. Çünkü Sîn harfi sessizliğin içinde yankılanır. O sesi duymak için, konuşmayı değil — susmayı öğrenirsin.

Ve sonunda fark edersin: Tanrı seninle sözcüklerle konuşmaz. O, nefesinin arasındaki boşlukta vardır.

O an geldiğinde, kalbin der ki:

“Ben duydum. Ve duyduğum ses bendim.”

Bu Yeniay’da “denge” arayışı, artık zihinle değil, Sîn frekansıyla kuruluyor.

Bir dua ya da zikir gibi değil —her nefeste hatırlanan, içsel bir yankı gibi:

“Ey İnsan, kalbini dinle. Çünkü Ben oradayım.”


💜 Kalbin Dirilişi: Yâ Sîn’in Gizli Mesajı

Yâ Sîn Sûresi, kalbin sûresidir. çünkü orada anlatılan diriliş, toprağın değil — ruhun yeniden yeşermesidir. ayetlerde toprak, su, gölge, nefes ve ışık geçer; bunlar, ilahi dengenin beş unsurudur —ve hepsi kalpte birleşir.

bu terazi yeniayı da tıpkı bu sûre gibi, kalbin unuttuğu sesi yeniden hatırlatıyor: “ölmedin, sadece unuttun.”

birçok insan için diriliş, büyük mucizelerle gelir sanılır. oysa gerçek diriliş, gözyaşıyla değil, farkındalıkla başlar. kalp kendi içindeki karanlığı kabullendiğinde, ışığın yeniden doğması kaçınılmaz olur.

yâ sîn’deki “ölüler diriltilecek” ayeti, bir mezar hikâyesi değil, bir bilinç hatırlayışıdır aslında. bu “ölüler”, kendi kalbine yabancılaşmış insanlardır. ve “dirilmek” de, yeniden hissetmeye cesaret etmektir.

“Kuru topraktan yeşil bitkiler çıkaran O’dur.”
bu ayet, gökyüzü diliyle söylersek: kalp çölünü, yeniayın su elementiyle yeşertmek demektir. çünkü su, yaşamı hatırlatır; yani sevgi, hâlâ oradadır — sadece yüzeyin altındadır.

yâ sîn’in gizli mesajı şudur: ölmeden yaşama, yaşamadan ölürsün. çünkü kalp, sevgiyle yanmadan gerçek hayatı hissedemez. yeniay bu yüzden seni yakar, çünkü artık eski benliğinle nefes alamazsın.

terazi yeniayı bu dönemde sana sorar: “sen hâlâ kırıldığın yerde mi yaşıyorsun, yoksa affettiğin yerden mi doğuyorsun?” çünkü diriliş, affetmekle başlar. ve affetmek, geçmişi değil — kalbini özgür bırakmaktır.

kalbin dirilişi, bir anlık aydınlanma değil, her gün biraz daha hissetmeyi göze almaktır.

bazen sessizliğe sarılmak, bazen artık acıtmayan bir anıya tebessüm etmektir. çünkü Tanrı, kalbini inciten yerlerde değil —onları onarmaya cesaret ettiğin yerlerde seni bulur.

bu yeniay’da, yâ sîn’in mesajını hatırla: diriliş, gökyüzünden değil —kalbinden başlar.

kalbini aç, nefes al, çünkü bu sefer Tanrı seni kelimelerle değil, hissettiğin ışıkla çağırıyor.

“Ve der ki: Biz ölülere can veririz.” işte o an, senin içindeki ses fısıldar:
Ben yeniden doğdum.


Üç Elçi ve Kalbin Uyanışı

Yâ Sîn Sûresi’nde anlatılan o şehir hikâyesini hatırlarsın: Bir kente üç elçi gönderilir. Ama o kent, yani insan, onları tanımaz. Onları yalanlar, reddeder, taşlar.

Peki o kent aslında neresidir? Bir coğrafya değil, kalbin ta kendisidir.

Ve o üç elçi — dışarıdan gelen peygamberler değil, insanın kendi içinden yükselen üç sesidir:

  1. Zihnin sesi (Hava Merkezi) – aklın farkındalığı

  2. Kalbin sesi (Su Merkezi) – duygunun bilinci

  3. Ruhun sesi (Ateş Merkezi) – yaşam kıvılcımı, ilahi nefes

Bu üç ses, insanın iç kentine gönderilen ilahi rehberlerdir. Ama çoğu insan, bu elçileri duymadan yaşar.

Çünkü zihin çok gürültülüdür; kalp yaralıdır; ruh ise, çoğu zaman sessiz kalmayı seçer.

Sûrede sonra bir cümle gelir:

“Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi.”

İşte bu, dördüncü sestir —ruhun iç sesi. Sûfîler buna “kalb-i selim” der: akıl, kalp ve ruhun sonunda birleşip

tek bir bilgelik sesine dönüşmesi.

Bu adam der ki:

“Keşke kavmim bilseydi.”Yani, “keşke kalbim hatırlasaydı.”

O koşarak gelir çünkü kalbin çağrısına koşulmaz, sadece uyanılır. Bu, insanın kendi içindeki rehbere teslim olduğu andır. Ve işte o an —ölü sandığın kalp yeniden dirilir.

Terazi Yeniayı gökyüzünde bu üç elçiyi tekrar hizalıyor aslında .Güneş, Ay ve Merkür Akrep eşiğinde buluşurken zihin (Merkür), kalp (Ay) ve ruh (Güneş) yeniden aynı ritme giriyor. Bu yüzden bu hafta boyunca birçok kişi “neden içimden farklı sesler geliyor” diyecek .O sesler karışmıyor — uyanıyor.

Artık birini susturup diğerini dinleme zamanı değil, üçünü bir araya getirip tek kalp sesinde birleşme zamanı.

Bu hikâyenin sonunda kent yıkılmaz. Yıkılan sadece insanın eski benliğidir. Ve yeniden inşa edilen şey, Tanrı’nın içimizdeki tapınağıdır — kalp.

O yüzden Yâ Sîn’in elçileri, dışarıdan gelen kurtarıcılar değil, içimizdeki uyanış titreşimleridir.

“Onlara iki elçi gönderdik, sonra üçüncüyle destekledik. ”Yani Tanrı, seni kendinden üç kez çağırır: Bir düşüncenle, bir duygunla, bir nefesinle.

💫 Bu Yeniay’da elçilerini dinle. Zihnin seni yönlendirmesin — sadece fark ettirsin. Kalbin hükmetmesin — sadece hissettirsin. Ruhun sabırsızlanmasın — sadece ışık tutsun. Çünkü üçü bir olduğunda, Terazi’nin terazisi nihayet dengede durur.



Merkez Element Sistemi’ne Göre Bu Yeniay

  • Hava Merkezi (Güneş–Merkür): Bilgi, zihin ve söz yeniden hizalanıyor.Artık “ne dediğin” değil, “hangi frekansla söylediğin” önem taşıyor.

  • Su Merkezi (GAD): Geçmiş bağlar çözülüyor. Eski adalet arayışları yerini ilahi teslimiyete bırakıyor.

  • Toprak Merkezi (KAD): Yeni denge topraklanıyor; kalp odaklı seçimler artık kaderin yönünü belirliyor.

  • Ateş Merkezi (Ay–Yükselen): Kalpteki ışık, şimdi dışarıya yansımak için hazırlanıyor.

Bu Yeniay, kalp merkezli dengenin doğuşu. Kendine dön, nefes al, “Sîn” de içinden —çünkü o ses, ilahi dengeyle aynı titreşimde atar.


🔮 Günün Mesajı

“Denge arayışı, kalbin nefesine dönüştüğünde adalet artık dışarıda değil, içinde kurulur.”

Bugün kelimeler değil, nefes konuşsun. Bugün dua bile sessiz olsun. Çünkü Tanrı bu Yeniay’da kalpten gelen her sessiz “evet”i duyar.

💜 Sevgiyle, Kutsal Spiral | Nurdan

$50

Product Title sample

Product Details goes here with the simple product description and more information can be seen by clicking the see more button. Product Details goes here with the simple product description and more information can be seen by clicking the see more button

$50

Product Title

Product Details goes here with the simple product description and more information can be seen by clicking the see more button. Product Details goes here with the simple product description and more information can be seen by clicking the see more button.

Recommended Products For This Post

Yorumlar


Kutsal Spiral – YouTube bağlantısı ve iş birliği bilgileri içeren sayfa bölümü.

“Kutsal Spiral ile Işıkta Buluş”

“Kalpten bağ kuranlar için buradayım.
Işığını hatırlamak için bir yerdesin.
Birlikte hatırlayalım.”

– Nurdan

İŞ BİRLİĞİ & İLETİŞİM

“Ticari ve ruhsal içerik iş birlikleri için ulaşabilirsin

  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok

© 2025 Kutsal Spiral – Tüm Hakları Saklıdır
Web Tasarımı: Nurdan Eyinç | Powered by pbreklam

bottom of page